Üretici - Tedarikçi İlişkisi

Birçok üretici artık çok çeşitli tedarikçilerle çalışarak satınalma ve lojistik ihtiyaçlarını karşılamaktadır. Satınalma tarafından bakıldığında, doğru uygulamalar bir şirketin verimliliği ve rekabet gücünü arttırmakla kalmayıp, sağlanan tasarruf doğrudan şirket yılsonu kârını etkilemektedir. Bununla beraber, müşterilerin ihtiyaçlarını vaad edilen standartlarda en iyi maliyetlerle karşılayabilmek, karlılığın ve şirketlerin geleceğinin garantisi olmaktadır.
Firmaların bu noktada unutmaması gereken; her müşteri ve tedarikçinin farklı çalışma şartlarının olmasıdır. Bu durum, özellikle ekonomik durgunluğun yaşandığı dönemlerde şirketlerin üzerindeki baskıyı arttırdığı gibi, bunaltıcı bir ikileme de dönüşebilmektedir. Şirket gelirlerinin giderlerini zor karşıladığı, piyasada talebin az olduğu bu dönemlerde, bir çok şirket ayakta durabilmek için satınalma maliyetlerini düşürme yolunu izlemektedir ki bu da tedarik zincirinde aşağı doğru bir baskı oluşturmaktadır.
Ayakta kalmak isteyen şirketler, son yaşanılan krizle beraber artık kendi iyiklikleri için tedarikçilerinin iyiliğini düşünmeleri gerektiğini anlamışlardır. Bu anlamda firmalar kendileri kadar tedarikçilerine de zaman kazandıracak, iş yapma süreçlerinin verimini arttıracak, adaletli karar mekanizmalarına destek olacak çözümler geliştirme yoluna gitmişlerdir. Krizde danışmanlık hizmeti veren şirketlere artan ilgi bu eforların en açık göstergelerinden biridir. Firmalar aldıkları profesyonel desteği tedarikçileri ile birebir paylaşarak veya tedarikçilerini kendi yeni iş yapış süreçlerine dahil etmek suretiyle, tedarik zincirinde iyileştirmeler meydana getirmişlerdir.
Kısaca özetlemek gerekirse, herhangi bir şirketin işinin devamı müşteri memnuniyetine dayalıdır, müşteri memnuniyeti ise şirketlerin verdiği ürün veya hizmet sözlerini, kalite ve vaad edilen standartlardan ödün vermeden gerçekleştirmesine. Bir şirketin müşterisine verdiği sözü tutabilmesi, çalıştığı tedarikçilerin kendisine aynı hassasiyeti göstermesiyle mümkün olabilir. Müşterisine en iyi hizmet ve/veya ürünü, en iyi fiyattan vermeyi ilke edinmiş her şirket, tedarikçisinden de doğal olarak aynı yaklaşımı görmek isteyecektir.
Zorlu ekonomik şartlarında “başarı” ve “başarısızlık” arasındaki çizgi artık iyice incelmiştir. Tedarik zincirinde bu hassas dengelerin korunması ve geliştirilmesine yönelik teknoloji ve “know-how”un doğru değerlendirilmesi, iş yapış süreçlerine hızlıca entegre edilmesi, önümüzdeki dönemde de şirketlerin bu çizginin hangi tarafında kalacağını belirleyecektir.

Yorum Yaz
Yorum yazabilmek için giriş yapmanız gerekmektedir.